İç Mimaride Fazlalıkları Atın!

Bana başvuranlar, genelde tam tersi şeyler isteseler de birkaç önerimden ve uygulamamdan sonra çoğunlukla yönlendirdiğim şekilde ilerlemekteler. Çünkü aslında pek çoğumuz, daha ne istediğimizin farkına varamayabiliyoruz. Hele ki böylesi bir dijital çağda! Siz de iç mimaride ne istediğinizin farkında olmadığını düşünenlerdenseniz hiç endişelenmeyin! İç mimar Ümit Arıkan imdadınıza koşuyor!

Bakınız efenim, minimalizm dediğimiz akım pek işe yarar, pek hoş, hiç gözü yormaz, hiç de sizi aldatmaz. Son yılların yükselen yıldızı minimalist felsefenin özü “az, çoktur” ilkesine dayanıyor. Ne kadar az eşya, o kadar çok huzur. Tıpkı Fight Club filmindeki gibi yani!

Siz de gün boyu aşırı derecede objesel ve fikirsel bombardımana maruz kaldıktan sonra evinize geldiğinizde biraz olsun hava almak, biraz nefes alabilmek, etrafa bakındığınız zaman gözünüzün de gönlününüzün de açılmasını istiyorsanız…

Sizin çareniz o ayılıp bayıldığınız altın varaklı oturma grubunda değil!

İnanın ki, değil!

Siz, gereksiz hiçbir aksesuarın yer almayacağı, mümkünse en fazla iki -onlar da birbirine zıt- renk kullanılarak farklı bir havaya büründürülecek, bir o kadar da az eşyanın yer alacağı minimalist bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyorsunuz.

Kalabalıklardan kaçın! Yeni kral, minimalizm!