Lao Tzu’nun Hikayesi (Devam)

Dün, sizinle bir Uzak Doğu filozofu olan Lao Tzu’nun hikayesini paylaşmaya başlamıştım. Bugün de devam ediyorum…

At, peşine 12 atı takıp dönünce; ihtiyar bilgeye gülen köylüler gelip adamcağızdan özür dileyerek “Artık bir at sürün var, evet atının kaybolması senin için bir talihsizlik değil, büyük şans oldu!” demişler.

Ancak bilge adam köylülere, karar vermek için acele ettiklerini söyler. “Sadece atın geri döndüğünü biliyoruz. Daha ötesi hakkında fikrimiz yok…” diye ekler.

Köylüler, bu kez açık açık dalga geçmeseler de; içlerinden “Bu herif de ne saf ya!” diye düşünürler. Fakat Lao Tzu haklı çıkar: Vahşi atları eğitmeye çalışan ihtiyar adamın tek oğlu, attan düşerek ayağını kırar. Evin geçimini tek başına sağlayan bu genç adamın uzun süre yatakta kalacağını öğrenen köylüler tekrar toplanarak “Evet ihtiyar adam, bu kez de haklı çıktın!” derler. “Artık eskisinden çok daha fakir ve çok daha zor durumda olacaksın!” diye de eklerler.

İhtiyar ise “Gene erken karar veriyorsunuz…” diyerek ekler: “Oğlumun bacağı kırıldı. Tek bildiğimiz gerçek bu!”

Nitekim bir ay sonra hanedanlığa çok büyük bir ordu saldırır…

Evet, iç mimarınız Ümit Arıkan sizlerle Lao Tzu’nun hikayesini paylaşmaya devam edecek! Arkası yarın!