Uzak Doğu Filozofundan Umutlandırıcı Hikaye

Kişisel gelişime çok önem veriyorum. Yani, öyle böyle değil. Açıp birkaç kitap karıştırmanın da ötesinde, tarihte yer almış kişiler neler yapmış; kim ne tavsiye ediyor, ne yaparsak iyi olur ne yapmamalıyız… Bunların hepsini oturup inceliyorum.

Zaten ofisime bir gelen, eğer konuya da vakıfsa, “Yahu Ümit Arıkan hocam, sen feng-shui’nin ta kendisisin!” diyor.

O yüzden bugün de sizlerle bir Uzak Doğu filozofu olan Lao Tzu’dan ümit verici bir hikayesiyi paylaşmak istiyorum. İlhamınız bol olsun diye…

Bir köyde yaşayan çok fakir, yaşlı bir adam varmış. Ancak bu adamın görenlerin hayran olduğu bembeyaz bir atı varmış ve bu at, kralı bile kıskandırıyormuş. Kral, defalarca kez at için ihtiyara adeta servetler teklif etmiş ancak ihtiyar güzeller güzeli atını satmamış…

“Bu at benim için bir dost! İnsan hiç dostunu satar mı?” diyormuş hatta.

Yaşlı adam bir sabah uyandığında, atı bulamamış. Tabii kasaba veryansın etmiş ihtiyara… “Ulan atı satsaydın, bari paran olurdu, bak atı da çaldılar; şimdi ne paran var ne de atın!” deyip durmuşlar…

İhtiyar ise, kalabalığa dönmüş ve şöyle demiş:

“Acele karar vermeyin! Şimdilik gerçek, atın kaybolduğu. Onun ötesini siz bilemezsiniz…”

Köy halkı, yaşlı adama kahkahayla gülmüş.

Fakat aradan 15 gün geçtikten sonra at geri dönmüş. Çünkü aslında çalınmamış ve uzaklara kaçmış… Üstelik dönerken, vadide yaşamakta olan 12 vahşi atı da peşine takıp gelmiş…

Peki sonra ne olmuş?

O da yarın…