Home Sweet Home!

Küçükken, bazı komşularımızın veya akrabalarımızın evlerinin önündeki paspasta bu yazardı; ben de ne olduğunu hiç anlamazdım: “Home Sweet Home!”

Küçücük aklımla, ne olduğunu düşünüp dururdum. İngilizce dilini öğrenince, ne demek olduğunu anladığımı sandım. Yanılmışım.

İnsan ancak ve ancak büyüyüp kendi evini kurunca, kendi düzenini oturtup, bir aile sahibi olunca “Evim, Güzel Evim!” demenin ne demek olduğunu anlıyormuş.

Geçtiğimiz hafta birkaç günlüğüne İstanbul’a gitmiştim, malum. Döndüğümde, hele ki pazar günü sabah dedim ki kendi kendime “Oğlum Ümit Arıkan, senin yerin evin. Sen, tam evinin adamısın!”

İnsan iki üç günde evini bu kadar özler mi yahu!